|
Engin Erkiner: Olur mu, neden olmasın?
Marx-Engels sadece burjuva toplumundaki yabancılaşmadan söz etmiş ve bunun nasıl kaldırılabileceğini anlatmışlardır. O zamandan bu yana 140 yıl geçti. Dünyanın değişik ülkelerinde sosyalist iktidarlar kuruldu, bazıları yaşayamadı. Yaşayanlar ise dönüşüme uğradılar.
Aradığım konuyu biraz da rastlantı sonucu buldum.
Hiç bilmediğim konu olmamakla birlikte okunması gerekenler az değil.
Konuyu Çin Kültür Devrimi’yle ilgili okurken buldum.
Bugün kütüphanede bulduğum İngilizce bir kitap bu devrime farklı yönden yaklaşıyordu. Deniliyordu ki giriş bölümünde: bugüne kadar Kültür Devrimi sadece politik çerçevede incelendi. Bu devrimin yaratmak istediği yeni insan tipi de bulunmaktadır. Konuya buradan da bakılması gerekir.
Kültür Devrimi’ndeki insan tipi İleriye Doğru Büyük Atılım sırasında kurulan büyük köy komünlerinde yaratılmak istenilen insan tipine benzer. Burada günlük hayatın büyük bölümü kolektif olacaktır. Kolektif üretim, kolektif yemek ve başka faaliyetler…
Benzer anlayış diğer sosyalist ülkelerde de değişik derecelerde uygulanmıştır.
Bu konuda iki önemli eleştirel yaklaşım vardır:
Birincisi; DAC’de Fritz Behrens’in eleştirisidir. Buna göre komünizme hiçbir zaman ulaşılamayacaktır çünkü kişiyle toplum arasında tam uyum mümkün değildir.
İkincisi; Christa Wolf DAC’deki sosyalizmi bireyi kolektif içinde eriterek ortadan kaldırmaya çalışmakla eleştirir. Bu konuda romanı da vardır: Nachdenken über Christa T.
Ek olarak yabancılaşmayla ilgili eski bir kitapta Yugoslav yazarların 1960’lı yıllarda yaptıkları eleştirileri buldum. Henüz okuyamadım. Yugoslav aydınları dikkate alınması gereken eleştirel düşünceler ifade etmişlerdir. Sosyalist ülkelerde 68 hareketi sadece bu ülkede olmuştur.
Kaynak seçme konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Az değil çok kaynak var. Kimisinde yazar açıkça saçmalıyor, kimisinde hiç öyle değil. En başta yazarın Sinolog olmasına dikkat etmek gerekiyor. Çin hakkındaki bilgileri Çince kaynaklardan geliyor ve bu önemlidir.
Çince okuyabilsem kaynağın ucu bucağı yok, raflar dolusu Çince kitap var.
Yarın alacağım başka bir kitap Çin ve Vietnam’da sosyalizmdeki dönüşmenin karşılaştırılması konusunu inceliyor. İki ülke hakkında da kitap yazmış olmakla birlikte burada ne anlatıldığını da öğrenmem gerekiyor.
Önceden de ifade ettiğim gibi Çin kitabını genişletiyorum.
Mao’nun ölümünden ve Dörtlü Çete olarak adlandırılan kesimin tutuklanmasından sonra partide kademeli olarak tasfiye yaşanıyor. 1976 sonrasında ÇKP’deki üyelerin yaklaşık yarısı 1966-1976 arasındaki Kültür Devrimi sırasında partiye üye yapılmış yani partinin üye yapısı değiştirilmiş. Çok sayıda sorumlu görevden alınmış, yerine genellikle işini bilmeyenler atanmış ve bu da partiyi önemli oranda işlevsizleştirmiş… Amaç Mao’nun yaklaşımlarına büyük oranda karşı olan partiyi bu konumundan uzaklaştırmaktı. Partiye yeni alınanlar ve sorumlu mevkilere atananlar baştan aşağıya gözden geçiriliyor.
Aforoz edilenlerin itibarları geri veriliyor.
Aslında birkaç kişi olsak ve konuları paylaşsak iyi olacak ama şimdilik hayal etmesi bile zordur denilebilir.
Bu tür insanlar birkaç ayda ortaya çıkmazlar. Ürettikleriyle zaman içinde görünmeye başlarlar.
Yazılarımı ve videoları sürekli izleyen birisi bana “yapabildiğin kadar yapmalısın; yok başkası, sen de biliyorsun” demişti.
Haklıydı.
Haklı olmasa daha iyi olurdu ama ne yapalım! |