|
Engin Erkiner: Dünya formülü adlı son videoyu o başlıktaki dergiyi okuduktan sonra yayınlamıştım, pek meraklısı olacağını düşünmüyordum. Bir günde sadece bendeki izlenme sayısı 300’ü geçmiş. Youtube gördüğünüz sayıyı ortalama olarak 8-10 ile çarpmanız gerekir, demişti. İndiren var, paylaşan var, alıp başka yere yerleştiren var… Ücret ödemek şartıyla youtube her türlü bilgiyi verebiliyor.
Ne gerek var?
Açıkçası bir günde bu kadar izleyici beklemiyordum.
Bu demektir ki sadece tarih, sosyoloji, değişik politik konular ile değil fizikle ilgilenenler de bulunuyor. Bu benim zaten sevdiğim konudur; modern fizik ve modern fizik felsefesi… Bu konuda daha fazla video yapmaya çalışacağım.
Geçenlerde kendini felsefeci sanan bir tiple tartıştım ve ardından da attım.
Nedeni, yazdıklarından anlaşıldığı kadar marksistti, konuyu bilmiyordu ama konuşuyordu.
Malum, marksistler her şeyi bilir!!
Modern fizikçilerin özellikle 20. yüzyıl başlarında felsefeciler modern fizikten anlamadıkları için konu hakkında felsefe üretme işini de üstlendiklerini yazmıştım. Efendim, fizik felsefesi genel felsefeden ayrı olamazmış!
Biraz tartışmanın sonunda artık dayanamadım ve dedim ki, sen salağın birisin. Konuyu öğren, sonra konuş…
Genel olarak fizikçi, genel olarak kimyacı, genel olarak felsefeci yoktur. Hangi daldasınız?
Analitik kimya mı, anorganik kimya mı, organik kimya mı, fiziko kimya mı, nükleer kimya mı, biyo kimya mı?
Fizik de çok sayıda alt dala ayrılır.
Felsefe de öyledir. İlkçağ felsefesi mi, ortaçağ felsefesi mi, yeni çağ felsefesi mi, zihin felsefesi mi, ahlak felsefesi mi, bilim felsefesi mi ve daha sayabilirsiniz…
Genel olarak felsefeci yoktur.
Almanya üniversitelerindeki felsefe bölümlerinin müfredat programlarına bakın, bu ayrımı görürsünüz. Her derse de o alanı bilen öğretim üyeleri girer.
Doğa bilimleri felsefesi apayrı bir derstir, alandır.
Mesela Mythos Determinismus dersini almıştım (Belirleyicilik Mitosu). Fizikte belirleyiciliğin belirli bir noktadan sonra olmadığını anlatıyor, bunun örneklerini veriyordu.
Derste kitabını okuduğumuz kadın felsefe profesörüydü ve parçacık fiziğinde doktora yapmıştı.
Felsefe bölümünü bitirirken tezimi modern zihin felsefesi üzerine yazmıştım. Zihin kafanın içindekinden ibaret değildir; başka insanlarla ve objelerle bağ kurarak düşünür. Temel tez budur. Klasik ve modern zihin felsefesini bilirim ama mesela ahlak felsefesini bilmem.
Bölüme başlarken ilk aldığım derslerden birisi antik çağ felsefesiydi. Ödev dağılımı yapılırken bazı öğrenciler diyalektik konusunu aldı. Prof. dedi ki: Platon diyalektiğini anlatın, Adorno’nunkini değil…
İki diyalektik farklıdır.
Konular çok ayrıştılar ve bu nedenle de mesela genel olarak teorik fizikçi bulunmuyor. Hangi alandadır, sorulması gerekiyor.
Neyse işte, modern fizik ve felsefesiyle ilgili programlar yaparım.
|