|
Engin Erkiner: Bu yazı yazıldığı sırada Şili’de devlet başkanlığı seçiminin ilk tur sonuçları henüz alınmamıştı. Adaylardan hiç biri mutlak çoğunluğa ulaşamayacağı için seçim en fazla oy alan iki aday arasında yapılacak ikinci turda sonuçlanacaktır. Komünist Partisi adayının ikinci tura kalması bekleniyor ama ikinci turda bütün sağ birleşeceği için devlet başkanlığı seçimini kazanamayacağı düşünülüyor.
Şili örneği bize yönetimlerin ilerisinde halkın sağcılaştığını gösteriyor. Bu sağcılaşma Şili’ye özgü değildir.
Şili gelir dağılımının aşırı adaletsiz olduğu bir ülke olmasına rağmen durum böyledir.
Önceki devlet başkanlığı seçimini kazanan sosyal demokrat Boriç döneminde yeni bir anayasa hazırlandı. Şili’de Pinochet anayasası geçerliydi ve bunun yerine –her durumda daha ilerici- bir anayasa hazırlanıp 2022’de halkoyuna sunuldu ve reddedildi. Ülkede halen Pinochet anayasası geçerlidir.
Komünistler, özellikle de bizde, “Şili’de halk bugün savaşıyor” marşı söyleyebilirler ama çoktan geçti o günler. Komünistlerin geçmişi anmaktan ileriye gidememek özellikleri çok sayıda ülkede sürekli olarak kendini gösteriyor. Pinochet rejimine karşı savaşan halk, 2022’de Pinochet anayasasının değiştirilmesini reddediyor.
Umarım sosyal demokrat özellikleri daha ağır basan komünist partisinin adayı ikinci turda seçimi kazanır ama zayıf ihtimaldir.
Şili Komünist Partisi’nin hangi özelliklere sahip olduğu önemli değildir. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki çok sayıda insan sosyalizm ve komünizm kelimesini bile duymak istemiyor.
|