Şivan Perver ve "insanlık dışı şeyler" Drucken
Geschrieben von: Erkiner   
Samstag, den 12. Februar 2011 um 06:04 Uhr

Engin Erkiner: Şivan Perver’in TRT-6’da 15 Şubat günü yayınlanması beklenen söyleşisinde, bir eliyle kurt öteki eliyle zafer işareti yaparak, bu işaretleri “insanlık dışı şeyler” olarak tanımladığını okuyunca, “yaşadıkça daha neler göreceğiz bakalım” diye düşünmeden duramadım.

İddialı bir görüşle ortaya çıkıyorsanız, iddianızı doğru dürüst savunabilmeniz gerekir. İddianızı doğru bulanlar da olabilir, yanlış bulanlar da olabilir. Önemli olan, bunlardan bağımsız olarak kişinin iddiasını iyi savunabilmesidir. - Şivan Perver, anlaşıldığı kadarıyla, zafer işaretini KCK’nin bulduğunu sanıyor.

Zafer işareti İngiltere Başbakanı Churchill tarafından İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sına karşı savaş sırasında kullanılmış ve daha sonra da dünya çapında kullanılır duruma gelmiştir.

Churchill’in ağzında kendi adını taşıyan formattaki puro ile birlikte eliyle zafer işareti yapan fotoğrafı meşhurdur.

Şivan Perver bu fotoğrafı bilmiyor anlaşılan…

Ne ki, büyük bir iddiayla ortaya çıktığınız zaman, bilmemek gerekçe değildir.

İddianızın altını dolduramayacak iseniz, böyle bir iddiayla ortaya çıkmazsınız.

Zafer işareti muhtemelen Churchill’den önce de vardı, ama dünya çapında biliniyor olması Churchill’den sonradır.

Emperyalist bir ülkenin, İngiltere’nin başbakanının kullandığı bu işaret, daha sonra hemen her yerde kullanılır olmuştur.

Belki hatırlarsınız, askeri eylemlerden sonra yaralı olarak yakalanan Filistinliler de aynı işareti kullanırdı.

Bunu bilmek genel kültürle ilgili bir konudur ve iyi bir genel kültüre sahip değilseniz, hiçbir alanda iyi olamazsınız ya da iyi konumunuz gelip geçicidir.

Churchill’in zafer işaretinin dünyanın her yanındaki ilerici insanlar tarafından da kullanılması size garip mi geliyor?

Tanınmış başka bir örnek daha var:

1963 yılında ABD’de çok sayıda siyah, Martin Luther King ile birlikte, Washington’a doğru büyük bir “eşit haklar yürüyüşü” yaparlar. Amaç, bazı eyaletlerinde ırk ayrımının halen geçerli olduğu ABD’de, siyahların eşit haklara sahip olmasıdır.

Bu yürüyüşün ünlü şarkısı We shall overcome (Kazanacağız) kısa sürede değişik ülkelerdeki kurtuluş savaşlarının, protesto yürüyüşlerinin şarkısı durumuna gelir.

Joan Baez’in sesinden özellikle ünlenen bu şarkıyı bizim 68’lilerimiz de çok severdi.

Bu şarkı, aynı zamanda bir kilise şarkısıdır.

Sözlerinden bile belli olur:

Let us die to make men free

The truth is marching God.

İnsanı özgürleştirmek için ölelim

Gerçek Tanrı’ya yürüyor.

Çok sayıda ülkede emperyalizme ve sömürüye karşı mücadele içinde olan insanların bu şarkının kökeniyle ilgili herhangi bir sorunları yoktu. Büyük bir bölümü şarkının kökenini bilmezdi, merak da etmezdi. O andaki mücadelelerine uyuyordu ve bu kadarı da yeterliydi.

Tıpkı zafer işareti gibi…

Çok kişi kimin tarafından tanıtıldığını bilmez, ama durumuna uygun olduğu için kullanır.

Ne ki, zafer işaretine “insanlık dışı” diyebilen kişinin, bunu bilmesi gerekir.

Ortada bir insanlık dışılık varsa, bu durum bu işareti kullanmış olan herkese aittir.

Büyük bir iddia ile ortaya çıktığınız zaman kaçınılmaz olarak kendi çapınızı da gösterirsiniz.

İddianıza karşı olanlar bile, eğer o iddiayı iyi savunabiliyor iseniz, sizi takdir ederler.

Aksi durumda ise iddia sahibi kişinin düzeyi hakkında pek de iyi düşüncelere sahip olunmaz.

TRT-6’nın Şivan Perver ile söyleşi programını, Abdullah Öcalan’ın kaçırılarak Türkiye’ye getirildiği gün olan 15 Şubat günü yayınlayacak olması tam bir provokasyondur.

Böyle bir provokasyonun baş aktörü olarak Şivan Perver’in “günün kahramanı” olacağı da açıktır.

Bu yolu tercih edenin karşılaşacağı büyük tepkiyi de hesap etmiş olması gerekir.

Tek eksik kaldı: AKP’nin Şivan Perver’i milletvekili adayı göstermesi…

Neden olmasın!

Mevcut durumda zor gibi görünüyor ama pekala bir yolu bulunabilir.

Ya da en azından genel seçimde AKP’yi desteklediği değişik yollardan sürekli olarak ilan edilecektir.

Önümüzdeki seçimde toplam milletvekili sayısında yüzde 50 rakamına ulaşmak AKP için son derece önemlidir.

Bu amaçla ikili bir taktik uygulanmaktadır:

Birincisi: MHP’yi yüzde 10 barajının altına iterek TBMM dışı bırakmak ve onun kazanacağı milletvekillerinin önemli bölümünü kendisine almak…

İkincisi: Kadrolarını tutuklayarak BDP’yi olabildiğince zayıflatmak ve Kürt halkının oylarını alabilmek için başka yollara da başvurmak…

Şivan Perver, şimdiden bu başka yolların önde gelen elemanı olmuş durumdadır…