PKK, ANKARA VE SİLAHLI MÜCADELE Drucken
Geschrieben von: Erkiner   
Mittwoch, den 03. November 2010 um 22:15 Uhr

Engin Erkiner1978 yılında Ankara’da değişik üniversite ve yüksek okullarda okuyan bir grup devrimci tarafından kurulan PKK, 32 yılı geride bırakıyor. Ankara’nın örgütün kurucu kadrosu için taşıdığı önem ilgimi çekti.

Türkiye tarihinde Ankara, silahlı mücadele örgütlerinin kuruluşunda özel bir yere sahiptir. Bize doğal bir saptama gibi görünen belirlemelerin altında önemli sorular gizlidir.

Örneğin neden İstanbul değil de Ankara?

Bu ülkenin tarihinin ilk devrimci silahlı mücadele örgütü sayılan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) Ankara’da kurulmuştur.

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) daha kozmopolit bir yapı göstermekle birlikte, bu örgütün de kuruluş kadrosu içinde Ankara üniversitelerinde okuyanlar ya da okumuş olanlar belirleyicidir.

Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından beri bu ülkede sol muhalefetin merkezi İstanbul’dur.

Yıllarca tek sosyalist örgüt olarak varlığını sürdüren Türkiye Komünist Partisi faaliyetlerini esas olarak bu kent ve çevresinde yoğunlaştırmıştı.

Ülke sanayisinin eskiden beri büyük oranda bu kent ve çevresinde yoğunlaştığı düşünülecek olursa, böyle bir gelişme olması gerekeni sergiler.

Bu durumda Ankara’nın nasıl olup da ön plana geçtiği gerçekten merak edilmesi gereken bir konudur.

Ankara’nın ön plana çıkışı, 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlar.

Ardından kısa aralıklarla Talat Aydemir ve Fethi Gürcan’ın iki başarısız darbe teşebbüsü gelir.

Bu kent, “silahla politikaya müdahale edilmesine” alışmaya başlar.

1960’lı yılların ikinci yarısında yükselen devrimci hareketin değişik teorik yayın organları çoğunlukla Ankara merkezlidir. Beyaz Aydınlık (Doğu Perinçek), Kırmızı Aydınlık (Mihri Belli, Mahir Çayan), Türk Solu (kapandı ve yeniden Türkiye Solu olarak yayınlandı), Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu’nun yayın organı İleri,   THKP-C’nin gayrı resmi yayın organı sayılan Kurtuluş gazetesi; hepsinin merkez büroları Ankara’dadır. (Son sayısının yazı işleri sorumlusu olduğum İleri Dergisi’nin bürosu yoktu ama Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) yurdu büro yerine geçiyordu.)

Dönemin önemli dergisi ANT ise İstanbul’da yayımlanmaktadır.

Buradan hemen çıkarılabilecek sonuç, devrimci hareketin Ankara’daki militanlarının İstanbul’dakilere göre daha ileri bir teorik düzeye sahip olmalarıdır.

Dergilerin merkez büroları çok sayıda insanın gelip gittiği, teorik ve pratik sorunların tartışıldığı mekanlardı. Dergi yazarlarının çoğu da sık sık merkez büroya uğrardı. Başka bir deyişle, merkez bürolar aynı zamanda eğitim yerleriydi.

Bu bilgiler silahlı mücadele hareketlerinin doğuşunda Ankara’nın taşıdığı önemi açıklamak için yeterli değildir.

Başka türlü sorularsa, THKO ve THKP-C neden İstanbul’da değil de Ankara’da kuruldular?

İstanbul o dönemde de toplumsal hareketliliğin merkeziydi.

ABD 6. Filo’suna karşı yapılan eylemler, Ocak 1969’da gericilerin Taksim’de devrimci gençlerin mitingine saldırması ve iki kişinin ölmesi, sık sık polisle çatışma düzeyine varan fabrika işgalleri ve son olarak 15-16 Haziran 1970 büyük işçi eylemi…

THKO ve THKP-C’nin İstanbul kadroları vardı, ama kuruluşta Ankara ağır basıyordu.

Konuya daha yakından bakıldığında nedeni anlamak zor değildir.

1970 sonlarında THKO tarafından başlatılan silahlı mücadelede, “dış faktör” önemlidir.

Dönem, dünya çapında silahlı mücadele dönemiydi. En bilineni Vietnam’dı, ardından Küba ve Latin Amerika’daki gerilla savaşları geliyordu. Afrika ülkelerinde, Ortadoğu’da (ilk Filistin eylemleri), neredeyse her yerde silahlı mücadele vardı.

Yabancı dil bilenlerin çok az olduğu bu dönemde, bu mücadeleler hakkında nasıl bilgi edinilecekti?

Konuyla ilgili bazı kitaplar çevrilmiş olmakla birlikte (Pomeroy: Gerilla Savaşı ve Marksizm, Bravo: Milli Kurtuluş Cephesi, Marighella: Şehir Gerillası), bunlar bilgi edinmek için yeterli kaynaklar değillerdi.

THKO ve THKP-C’nin ilk kadroları arasında yabancı dil bilenlerin önemli oranda bulunması bu bakımdan dikkat çekicidir.

THKO’nun kadrolarının önemli bölümü aynı okuldandı: Ortadoğu Teknik Üniversitesi. Bu okulda eğitim İngilizce idi.

Daha az olmakla birlikte aynı okuldan genel THKP-C kadroları da az değildi.

Mahir Çayan SBF mezunuydu ve Fransızca bilirdi.

THKO bütün önemli eylemlerini (ilk banka soygunu, ABD’li bir çavuşun kaçırılması, ardından ABD’li erlerin kaçırılması) Ankara’da gerçekleştirmiş olmakla birlikte, THKP-C’de eylem ağırlığı İstanbul’da idi.

Şehir gerillasına sadece taktiksel bir işlev veren THKO’nun, kırsal alana yakınlığı nedeniyle eylemlerini Ankara’da yoğunlaştırmış olduğu düşünülebilir.

PKK’nin kuruluşunda Ankara’nın taşıdığı önemin bu tarihsellikle ne oranda ilgisi olduğunu bilmiyorum.

Her durumda tarihi anlatmak kadar, hatta ondan daha önemli olarak, açık gibi görünen konularda sorular sormak da önemlidir.

Bu soruları bu alanı araştıracak olanlara bırakıyorum.