KOMÜNCÜLÜK PDF Drucken E-Mail
Geschrieben von: Erkiner   
Samstag, den 13. Dezember 2025 um 17:51 Uhr

Engin Erkiner: Komünler kurmak, komünler temelinde örgütlenmek…

Bu anlayışı savunanlar bulunuyor ve hatta orijinal bir şeymiş gibi bunu “yeni toplum projesi” olarak savunan da bulunuyor.

Geleceğin toplumunu şimdiden inşa etmek olarak da adlandırılan bu anlayış yeni anarşizmin teorisidir. Buradan hareketle eleştiri yapmak yanlış olur. Teoriler yıllar önce formüle edilmiş anlayışlar çerçevesinde değil, diyelim son 25 yılın gereklerine uygun olarak değerlendirilmelidir.

Komüncülük hayata geçebilmiş midir?

Geçebilmişse eğer hangi sonuçlara ulaşılmıştır?

Bu anlayış ABD ve İspanya’da sınırlı olarak hayata geçmiştir. Muhtemelen başka ülkelerde de örnekler bulunabilir.

Yerel birimler, diyelim ki köyler, bir araya gelmiş ve komünist toplum örneği kurmuşlardır. Üretim ekolojiktir, cinsler arasında tam eşitlik vardır, merkezi otorite –bu birimler çerçevesinde- yoktur.

ABD’deki komünist köylerle ilgili İngilizce yapıtlar vardır, bulup okuyabilirsiniz.

Benzeri İspanya’da bir bölgede hayata geçmiştir.

Alman solunun önemli yayın organlarından Prokla’da bu konuda bir inceleme yazısı vardı. Sayısını hatırlamadım, merak eden olursa dergi yığını arasından bulabilirim.

Bir oranda Zapatistalar’ın deneyi de bu anlayış çerçevesinde düşünülebilir.

Bu uygulamalardan çıkan önemli sonuç nedir?

Komünler yayılamamaktadır.

ABD’deki komünist köylere karışan yoktur. Kalsınlar, kendi anlayışları uyarınca yaşasınlar, zararları bulunmuyor, kimseyi de etkileyemiyorlar.

Aynı durum İspanya’da vardır. Amaçlanan yerel ölçekte yapılmıştır ama öyle kalmıştır. Yayılamamaktadır.

Mesele budur işte; yapıyorsunuz ve yaptığınızla kalıyorsunuz.

Bu anlayış yıllar önce savunulan –kitabı okumuştum ama yazarı hatırlamıyorum- “İktidarı Almadan Dünyayı Değiştirmek” teorisinin bir çeşit uygulamasıdır denilebilir.

Teori olarak güzel ama sonuç bulunmuyor.

Yapıyorsunuz ve yayılamıyorsunuz.

Bizde bu görüşün savunucuları dünyayı izlemedikleri için bunları bilmiyorlar ve Amerikayı yeniden keşfediyorlar.

İnsan çabasını daha verimli kullanmalıdır, öyle değil mi?