|
Engin Erkiner: Aziz Nesin “halkımız her şeyi eleştirmeye meraklıdır. Boyum kadar kitabım var, derim, senin boyun zaten kısa, derler” demişti.
Benimki kısa olmadığı için Aziz Nesin’e yetişmem mümkün değildir, zaten böyle bir amacım da bulunmuyor.
Bu yıl sonuna kadar çıkacak iki kitapla birlikte yazdığım kitapların sayısı 75 oluyor. Hiç olmazsa “yaşım kadar kitap yazdım” diyebilirim. Gelecek yıldan başlayarak kitap sayısının yaşımı geçeceğimi söyleyebilirim.
Yeni kitaplar yazmanın zor yanlarından bir tanesi eskilerin sizi sürekli geriye çekmesidir.
İki kitap beni sürekli geriye çekiyor.
Birincisi; Geleceğe Dönüş’tür (E Kitap olarak bulunuyor). Teslim Töre bu kitabı okuduğunda “ilk defa sosyalizm tarihiyle ilgili bilinenleri tekrarlamayan bir kitap okudum, demiş, buradaki konuları genişletmelisin, diye de eklemişti.” Bu kitapta 20. yüzyıl devrimlerinde işçilerden daha fazla küçük üreticiliğin (özellikle kırsal küçük üreticilik) önemli rol oynadığını anlatmıştım. Komünist partisi önderliğinde köylülük hem demokratik ve hem de sosyalist devrim yapmıştı. Sosyalist devrim sanayi ve tarım işçilerine özgü değildir.
Genişletme fırsatım olmadı. Olmamasının nedeni kimseden itiraz gelmemesi olsa gerektir.
Gerçi neye itiraz edilecekti? Çin’de Şanghay dışında işçi mi vardı? Arnavutluk’ta o kadar bile yoktu. Vietnam, Laos ve Kamboçya da eklenebilir.
İkincisi; Çin konusudur. Çin tarihiyle ilgili yazılmış ve benim Çin Sosyalizmi (1949-2022) kitabında alıntılar yaptığım kalın kitabın girişinde, bu ülkedeki gelişmelerle insanlığın hangi yönde geliştiği arasındaki paralellik üzerinde duruluyordu.
Çin’de sürekli bir şeyler oluyor ve önemli konulardan birisi de aşırı üretimdir. Yeni İpek Yolu Projesi Çin’in aşırı üretimini emme projesidir. Bundan daha önemlisi iç tüketimin artırılmasına önem verilmesidir.
Çin’de 1990 sonrasında refah düzeyi belirgin olarak yükseldi.
Çin 1990 öncesindeki sosyalizmin büyük açmazından çıktı. Sosyalizm mal ve hizmet eksikliği değildir, tersine bolluğudur.
Özellikle Doğu Avrupa’daki sosyalist ülkelerin sağladıkları kitle refahında halktan gizlenen dış borcun önemli fonksiyonu vardır. 1989 sonrasında bu durum ortaya çıkınca halk haklı olarak tepki göstermişti.
DAC örneğinde bunu ayrıntılı olarak açıklamıştım. Honecker döneminde Federal Almanya’dan iki kere yüksek miktarda borç alınıyor ve gizli tutuluyor.
Çin’in borcu değil yüksek ekonomik fazlası bulunuyor.
Çin, “sosyalizm üretemez” anlayışını yıktı.
Çin’deki gelişmeleri sürekli olarak izlemek gerekiyor. |