DEVLET TEORİSİ - KABATASLAK PLAN PDF Drucken E-Mail
Geschrieben von: Erkiner   
Dienstag, den 19. August 2025 um 19:13 Uhr

Engin Erkiner: Büyük bir konuya girdiğiniz zaman ilk yapılacak olan konu sınırlandırmasıdır. Aksi durumda büyüğün içinde kaybolursunuz. Devlet teorisi Platon’un Türkçede de yayınlanan Devlet kitabıyla başlar ve çok sayıda kişiyle sürer. Bu kadar geriye gitmek gerekmiyor. 2000 yıldan uzun zaman önce devlet konusundaki tezleri bugüne taşıyamazsınız.

Marx’ta dikkate alınabilecek düzeyde incelenmiş devlet teorisi bulunmuyor. Lenin de Marx’ı tekrarlamakla yetinmiştir.

Devlet teorisi Gramsci ile başlar ve kendisi iki önemli saptama yapar: devlet baskı aygıtlarından ibaret değildir, daha geniştir. Buradan kilise, eğitim sistemi, aile anlayışı üzerinden sivil toplum anlayışına geçer. Sivil toplum, devletin toplum içindeki uzantısıdır. Bu bağlamda devlet toplumun üzerinde değildir, önemli oranda içindedir.

Sosyalistlerin devlet anlayışı esas olarak 1970’li yıllarda Poulantzas, Althusser bir oranda Foucault ile gelişir. Denilebilir ki Poulantzas’a referans vermeden devlet teorisi üzerinde konuşulamaz.

Devlet teorisine buradan başlamak gerekir.

O yıllardaki devlet teorisi Fordizm olarak adlandırılan dönemin devletini yansıtır. Diğer adıyla Keynesçi dönemin devlet teorisidir.

Bu teori bugüne taşınamaz. Fordizmin kriziyle birlikte post Fordizm olarak adlandırılan –ya da neo liberalizm- dönemine geçilir. Bu dönemin devlet teorisinin önde gelen isimleri Hirsch ve Jessop’tur. Birkaç isim daha eklenebilir.

Devletin uluslararasılaşması ve genişlemesi bu dönem teorisinin önemli belirlemeleridir.

Neo liberal dönemden sonraki devlet teorisi için önde gelen isimler veremeyeceğim. Belki vardır, henüz öğrenmedim ama bu dönemin teorisi de mutlaka vardır.

Bu dönemlerin incelenmesinin ardından kitabın sorusu sorulabilir: biz, sosyalistler olarak, devleti nasıl dönüştürmeyi düşünüyoruz?

Zizek, haklı bir tespitle, sosyalistler kendilerine özgü devlet teorisini geliştiremediler, der.

Bu konuda katkımız olabilir mi?

Poulantzas’ın Devlet Teorisi kitabını yıllar önce okumuştum. Şimdi onun tezlerini geliştirenleri okumaya başladım.

Epeyce kitap var okunacak…

Değişik yazılarda daha önce ifade etmiştim: sosyalizm güçlü bir kapitalizmle birlikte yaşamak zorunda olduğu için devletli olmak zorundadır. Nasıl bir devlet, soru budur.

Okurken büyük bir hayretle yeni bir şey öğrendim.

Hepiniz faşizmin bir devlet biçimi olduğunu bilirsiniz. Faşist devlet, kapitalist devletin çeşitlerinden birisidir ama normal zamandaki çeşitten önemli farklılıklar içerir.

Neo liberal devlet de bir devlet çeşididir ve Fordist devlet dönemindekinden farklıdır. Bu önemli farkları biliyordum ama konuyu “farklı bir devlet” olarak kavramsallaştırmamıştım.

Kapitalist üretimdeki her yeni dönemle birlikte devlet de değişir.

Bunu dikkate almadan sınıfsal analiz yaptığını sananlar önemli oranda eksik kalacaklardır.

50 Yıl Sonra TDAS’ta –yakında yayınlanır- AKP döneminde devletteki değişimi de incelemiştim.

Bu bölümü bir ara yayınlarım.