BAŞARI HAKKINDA DÜŞÜNMEK PDF Drucken E-Mail
Geschrieben von: Erkiner   
Freitag, den 15. August 2025 um 19:35 Uhr

Engin Erkiner: Başlık garip gelebilir. Kişi normal olarak başarısızlık hakkında düşünür, ders çıkarır, tekrarlamamaya çalışır ve böyle de yapılması gerekir.

Başarı hakkında düşünmek gerektiği ise tecrübeyle öğrenilir. Hangi şartlar altında bu başarı kazanılmıştır ya da değişen veya değiştirilen nedir de başarılı olunmuştur ve bu şekilde devam edilebilir

mi?

Bu sorular önemlidir çünkü özellikle hapishanede başarılı olan bir eylemi taklit eden ve fena halde başarısız olan politik gruplar tanıdım. Mantık, onlar yaptıysa biz de yapabiliriz idi ama karşı tarafın da öğreneceğini ve tedbir alacağını düşünmemişlerdi.

Bugüne gelirsek…

50 Yıl Sonra TDAS ile Kuzey Kore ve Pazar Sosyalizmi kitaplarını yıl sonuna kadar bitireceğimi düşünüyordum ama Ağustos ortasında ikisi de bitti.

Bu nasıl oldu?

Ne değişti de yazmak hızlandı?

Ne güzel başarılı olmuşsun, kafanı ne yoruyorsun, derseniz, bunu yapmam.

Diyebilirsiniz ki sende tam bir kapitalist kafası var, verimi sürekli artırmaya çalışıyorsun.

Bunu ilk söyleyen siz değilsiniz derim.

Kendinle yarışmak demek daima daha verimli olmaya çalışmak demektir.

Sorunun cevabına gelince…

Bu durumu ilk kez 1968’de ODTÜ Hazırlık Okulu ikinci yarıyılda yaşamıştım. Not ortalamam iyi, 80’in üzerinde ama durumdan memnun değilim. Çok ders çalışıyorum ve düşünüyorum ki önemli bir dil bilgisi –İngilizce- oluşmuş durumda, daha az çalışmayla aynı ortalamayı tutturabilmem gerekir.

Çalışma tarzını değiştirdim ve gerçekten de düşündüğüm gibi oldu. Kalan zamanda başka kitaplar okudum.

Şimdikinde ise kitap yazma tarzını değiştirdim.

Malum, okuyup konuyu öğrenmek, düşünmek, sonuçlar çıkarmak, plan yapmak ve yazmak…

Bunların tümü yazmaya dahildir. Yazmak, oturup yazmaktan ibaret değildir.

Eskiden kitabı baştan sona yazardım ya da en azından yüzde 70 kadarını yazardım. Kalanını sonra tamamlardım.

Şimdi parçalar halinde yazıyorum. Konunun geneli kafada oluşmuşsa, kitabın bölümlenmesi yaklaşık belliyse, bu bölümler ayrı olarak yazılabilir, ardından birleştirilir.

Bu nedenle eskiden giriş kısmını en son yazardım, şimdi baştan yazıyorum. Sonra doğal olarak biraz değişiyor ama plan kafada şekillenince giriş ile başlamak mümkün oluyor.

Bu değişiklik yazmak sürecini belirgin olarak hızlandırdı.

Ön şart, konunun kafada şekillenmiş olmasıdır. Yazma süreci içinde değişiklikler doğaldır ki olacaktır ama süreç belirgin olarak hızlandı.

Başka deyişle ön birikimi iyi yapmış olacaksınız. Öğrendikçe ve yazdıkça ön birikim herhangi bir konuda daha kolay sağlanır.

Burada iki önemli noktayı belirtmem gerekiyor.

Kimseye, böyle yazın, diye öneride bulunmuyorum. Tarz kişiye göre değişir.

İkincisi ise, bu yazma stili hedeflediğim yeni kitapta –devlet teorisi- uygulanabilir mi, bakalım diyeceğim.

Olmuyorsa ki olmayabilir de, başka tarza geçerim.

 

Malum ya kapitalist mantık sürekli artan tempo demektir…