|
Engin Erkiner: Konuya giriş çerçevesinde bir video yaptım, yarın yayınlanır. İzleyenler bilirler, yazılı metin okumuyorum, kafadan anlatıyorum. Bu durumda bazen önceden düşünmediğiniz bir şey aklınıza geliveriyor. Mesela, 20. yüzyılın başlarında, Lenin zamanında dünyayı izlemek bu kadar zor değildi gibi…
İzleyeceğiniz asıl alan Avrupa… ABD’nin dünya ekonomisi ve politikasındaki rolü henüz önemli değil, asıl alan Avrupa… Dünyanın büyük bölümü İngiltere ve Fransa’nın sömürgesi durumundadır; ek olarak diğer Avrupa ülkelerinin de daha az olmak üzere sömürgeleri vardır.
Afrika’ya bakan yoktur ve zaten kıtanın bir bölümü bilinmemektedir.
Şimdi öyle değildir.
Uzak Asya denilince Japonya, Çin, Kuzey ve Güney Kore, Vietnam, Laos, Kamboçya, Endonezya, Filipinler, Tayland, Pakistan, Bangladeş Sri Lanka, Tayvan ve birkaç ülke daha sayılabilir anlaşılmalıdır. Bence Hindistan da bu kapsamdadır çünkü mesela Uzak Asya ülkelerinden Pakistan ve Çin’le sürekli sınır sorunları yaşamaktadır.
Büyük bir nüfus ve büyük ekonomik güç…
Tarihte ilk kez ekonomik merkez önce Akdeniz, sonra Atlantik’in iki yakası (ABD ve Avrupa) olmaktan çıktı ve Uzak Doğu’ya kaydı.
ABD gelişmeyi önceden gördü ve bölgeye asker yığdı. Japonya 1945’ten sonra ilk kez silahlanıyor ve Avustralya ile ittifak yapıyor. Endonezya da bunlara katılıyor. Bu ülke aynı zamanda dünyada Müslüman nüfusun en fazla olduğu yerdir.
Önemli bir konu daha bulunuyor: pazar sosyalizminin beş ülkesinden sadece Küba uzakta bulunuyor, diğer dördü buradadır: Çin, Vietnam, Laos. Kuzey Kore.
Çin Sosyalizmi (1949-2022), Vietnam-Laos ve Pazar Sosyalizmi, Kamboçya – Kendini Yıkan Devrim kitaplarını yazdım ve birkaç ay içinde de Güney ve Kuzey Kore kitabı bitmiş olur ama yine de bölge hakkındaki bilgim eksiktir.
Her ülkeyi bilmem gerekmiyor tabii ama mesela Hindistan mutlaka gereklidir. Asya Kaplanları olarak anılan Güney Kore (epeyce bilgim bulunuyor), Tayvan ve Singapur var. Tayvan önemli… Dünyada çip üretiminin üçte ikisini bu ülke sağlıyor, ABD’nin sürekli koruması altındadır.
1980-1990 yılları arasında Güney Kore, Endonezya, Tayvan ve Filipinler’deki askeri diktatörlük rejimleri ya kendiliklerinden ya da Güney Kore’deki gibi büyük gösteriler sonucu sona eriyorlar, parlamenter sisteme geçiliyor. Her ülkedeki değişimde öğrenci hareketi önemli rol oynuyor.
Unutmadan, Japonya’nın da öğrenilmesi gerek tabii. Japonlardaki gelişmiş ırkçılığı bilmiyordum, öğrendim. Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atıldığı zaman ölenler sadece Japonlar değildi. O sırada Japonya sömürgesi olan Kore’den çok sayıda işçi değişik alanlarda çalışmaları için Japonya’ya getirilmişlerdi, bunlar da ölüyor ama Japonya yakın yıllara kadar bunları anmayı kabul etmiyor.
Keza Japon genelevlerinde zorla çalıştırılan Koreli kadınlar var ve konuyu konuşmak bile istemiyorlar.
Dünya kelime olarak aynı olmakla birlikte geçmişe göre epeyce büyüdü…
Afrika’dan ve Güney Amerika’dan söz etmiyorum şimdilik…
|